Makale

Kavga, tarih, duygu ve bilinç...

altAdnan Yücel yoldaş, 24 Temmuz 2002'de aramızdan ayrıldı

Bu kaynak, tarihin-toplumun-doğanın tüm anlamlı değerleri ile sınırsızca buluşan bir derinlikte ise eğer, şiir de imgelerini o sınırsızlık içinde dokur. Hele şairle kaynağı arasındaki ilişki dolayımsız bir özdeşleşme ilişkisiyse, şiirin dokusu da o düzeyde sağlamlaşır, samimileşip coşkun bir nehir gibi senfonik bir zenginlik kazanır.

Adnan Yücel şiirini gelecek kuşakların da besleneceği ölümsüz bir kaynak haline getiren budur. O, insanlığın sınırsız-sömürüsüz dünya özlemi ile buluşup, bu özlem uğruna gözüpek bir kavgaya tutuşanları şiirinin kahramanı kılmış, kendi yaşamını da bu özlemin gücü ile içeriklendirmiş bir şairdir.

Devamını oku...

 

Koltuk değneklerinin halayında

alt"Ne bilsinler bizim mahlede ölmenin ve yaşamanın bu kadar kardeş olduğunu..."

Hergünkünden daha zor bir gün... İsrail Lübnan’a saldırıyor. Beyrut sokakları yeniden delik deşik. Halk yollara koyulmuş yine, ülkeyi terkediyor. Yıllarca süren bir iç savaştan zor sıyrılmış ve son yirmi yıldır kendini onaran bir konuma ancak gelebilmiş olan “Orta Doğu’nun Paris’i Beyrut” şimdi tekrar yıkılmak üzere.

Devamını oku...

 

Size kaldıysa...

alt"Bilim üretirken içinde yaşadığın ülkenin yüzde 97’sinin Müslüman olduğunu unutma!"
Çocukluk evresini paparazzi muhabirliği yaparak geçiren, büyüme ve gelişme evresinde de bir ayağını Gülenci sermayeye, diğer ayağını da AKP Hükümeti'nin “büyüme istikrarına” sıkıca dolayarak medya patronluğuna yükselen Acun Ilıcalı’yı herhalde bilmeyenimiz yoktur. “Sağdan-soldan” kopyalayarak revize ettiği ve neredeyse haftanın her gününe iliştirilmiş yarışma programlarıyla milyonlarca izleyiciyi akşam saatlerinde televizyon başına bağlamayı kendisine iş edinmiş “üstün yetenek”ten bahsediyorum.

Devamını oku...

 

Savaş, barış ve sanat

altBir zamanlar kölesiz bir yaşam düşünülemezdi. Ama insanlık gelişti köleler ayaklandı...

Adil Okay

Devamını oku...

 

Yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek

alt24 Temmuz 2002'de yitirdiğimiz Adnan Yücel yoldaşı özlemle anıyoruz

Şiir, ruhunu ve omurgasını oluşturan imgelerini, beslendiği kaynağın sınırları ölçüsünde üretir. Bu kaynak, tarihin-toplumun-doğanın tüm anlamlı değerleri ile sınırsızca buluşan bir derinlikte ise eğer, şiir de imgelerini o sınırsızlık içinde dokur. Hele şairle kaynağı arasındaki ilişki dolayımsız bir özdeşleşme ilişkisiyse, şiirin dokusu da o düzeyde sağlamlaşır, samimileşip coşkun bir nehir gibi senfonik bir zenginlik kazanır.

Devamını oku...

 
Daha Fazla İçerik...