Çınarlar devrilmez!...

altDünyanın en önemli edebiyatçılarından Yaşar Kemal, koca çınarımız ölümsüzleşti.

14 Ocak’tan bu yana İstanbul’da kaldırıldığı hastanede tedavi altındaydı. Yaşar Kemal, akciğer enfeksiyonu ve kalp ritm bozukluğu sebebiyle tedavi ediliyordu. Usta yazar yaklaşık bir buçuk aylık yaşam mücadelesini kaybederek akşam saatlerinde hayata veda etti.

Irgatlıktan usta yazarlığa

Neler sığmadı ki o 92 yıla... Kaleminin zenginliği yaşamının zenginliğinden geliyordu. Yaşar Kemal’in ailesi, Birinci Dünya Savaşı sebebiyle Van’ın Ernis Köyü’nden Adana’nın Hemite Köyü’ne yerleşti. Yaşar Kemal burada, 1923 yılında Kemal Sadık Gökçeli adıyla doğdu. Beş yaşında camide babasının öldürülüşüne tanık olması, sonraları işleyeceği ölüm temasının ana kaynaklarından biri oldu.

Son sınıftayken ortaokuldan ayrılıp annesine bakmak üzere çalışmaya başladı. Yaptığı işler arasında ırgatlık, ırgat kâtipliği, ırgatbaşılık, öğretmen vekilliği, kütüphane memurluğu, traktör sürücülüğü, çeltik tarlalarında kontrolörlük de vardı. Çocukluk arkadaşı Aşık Mecit’le başlayan söz ustalığı, onu Çukurova ve Toroslar’ın ağıtlarını içeren ilk kitabı ‘Ağıtlar’ı yazmaya götürdü.

İlk tutuklanma

Bizden biri olması, Adana Halkevi faaliyetlerinde yer alışı ve 1943′de basılan ‘Ağıtlar’ kitabı... 1946′da İstanbul’a gidişi, iki yıl sonra yeniden Kozan’a dönüşü. Arada siyasi sebeplerle iki kez tutuklandı. Hapisten çıktıktan sonra bir süre işsiz kaldı. O ara İstanbul’a gelerek Cumhuriyet Gazetesi’nde Yaşar Kemal adıyla fıkra ve röportajlar yazmaya başladı. Gazetenin yurt haberleri servisini kurdu ve 1963 yılına kadar yöneticiliğini yaptı.

Pasin Ovası’nda depremzedeler gibi güncel olayın tanıklarından, İstanbul-Bitlis arasında yaşamının son yolculuğunu yapmak üzere gelen Ermeni yazar William Saroyan’a kadar birçok isimle röportajlar gerçekleştirdi. Sarı Sıcak kitabında yer alan ‘Bebek’ öyküsü de yine Cumhuriyet Gazetesi’nde yayımlandı. Bu öykü aynı zamanda, farklı dillere çevrilen ilk eseri oldu.

Türkiye’den Nobel’e aday gösterilen ilk edebiyatçıydı

Ünlü eseri ‘İnce Memed’i 1947′de yazmaya başladıysa da maddi olanaksızlıklar yüzünden yarım bıraktı. Önce Cumhuriyet gazetesinde tefrika edilen İnce Memed, 1955 yılında kitap olarak basıldı. Sonrasında dört kitaba tamamlanan seri, 40′ın üzerinde dile tercüme edildi ve filme uyarlandı.

Yaşar Kemal, Nobel’e aday gösterilen Türkiye’den ilk edebiyatçıydı. Aldığı ödüller arasında Uluslararası Cino del Duca, Premi Internacional Catalunya, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Büyük Ödülü, Fransa Cumhuriyeti tarafından önce Légion d’Honneur nişanı Commandeur payesi, daha sonra Fransa’nın en üst düzey nişanı olan Légion d’Honneur Grand Officier ödülü, Fransız Kültür Bakanlığı Commandeur des Arts et des Lettres nişanı, Alman Kitapçılar Birliği tarafından Frankfurt Kitap Fuarı Barış Ödülü bulunan yazar, birçok üniversiteden fahri doktora ünvanına sahipti.

Halkların acılarının, katliamlarının resmedilmesi

Her şeyden önce insana duyarlıydı koca çınar; halklara karşı girişilen katliamlara duyarlıydı. Özellikle Musa Anter’in 1992 yılında öldürülmesi sonrasında Kürt sorununda daha net bir tavır sergiledi. Meseleye insanî bir pencereden baktı, devleti yönetenlere sert eleştiriler getirmekten korkmadı. Kürt meselesinin çözümünde “kardeşlik” kavramını öne çıkaran yazılar yazdı.

2007′de düzenlenen “Türkiye barışını arıyor” konferansının açılış konuşmasını yapan Yaşar Kemal, “Kendi halkıyla savaşan bir ülke olduk” diyor, Türklerle Kürtlerin kardeş olduğunu vurguluyordu.

“Bir yaprak tanesini kırk sayfada yere indirir” diye anılan bitimsiz betimlemeleri, halkların acılarını dillendirmesi, bir de doğanın dili... Böyle eserler bırakan koca bir çınar nasıl devrilebilir ki? Olsa olsa ölümsüzler kervanına katılır.