Roboski Ölüleri *

* Bu şiir Adnan Yücel Edebiyat ve Sanat Festivali kapsamında yapılan şiir ve öykü yarışmasında, şiir dalında 1.lik ödülü almıştır. (şiirin bir kısmını yayınlıyoruz)

 

 

 

Yontu ustası babam için…

Kaç ruhun var \ sokağın anteninden yansıyan \ taş bilgisi \ su bilgisi \ Göğü sezen kaç imgen var \ renk bilgisi \ fırça bilgisi \ eriyiverir için\ o balmumu yontular gibi \ neyin manyetik alanı şu toplanmış halk \ senin damında \ kim şiiri parçalamış böyle kızıl kızıl \  sabahın elması güneşte \ yontma çırağıyım ben/ hala babamın rüyasıyım \ o seksen sekiz yaşındaki taşların bilgesi \ kübik ruhların hala öğrencisiyim derdi her zaman aralığında \ yoldaşlarıydı demirciler çarşısında \ ermeni bakır ustası \ ateş dövücü \ bahçesinde karanlığa sır üfleyen baykuşu \ ve düş çeliği koman ilhan \ ve nar çiçeği kadınlar \ esrik öykülerin şarabı \ süryanili kayabaşında \ hep bahçemize doluşurdu atölye çocukları \ elindeki çamura püf diyebilen yürecikler \ fırtına Fırat’ın \ dingin Dicle’nin bebeleri \ düş değirmenini çeken gerçekliğin kızları \ çayda çıra da yanıyor hala \ biçim bilgisi \ ama ille de sınıf bilgisi \ batan ve çıkan \ ezelden ebede \ beraber taşladığımız diktatörler \ yorgun ve yaralı yapraklar \ bilirdi fillerin saltanatını \  ezen bilgisi \ eskiyen kumaşıyla açlığın \ ezilen bilgisi...

1

nota tutmaz türküm, saçının yamacına yerleşiyor.

rüya ve ziller… ah o menevşeleri barış baharının, her şarkıya açmaz tınıları. gözüm seğiriyor yine. birisi bizi söylüyor. bir tını yaratıyor mu kalbinde, onu söyle şafağı attırdığımız bir direniş sabahında. belki karşılamaz ama kafamdaki falı güneşin. gömüyorum sen dokunmasan da yastığıma. evet ağlayacağım bir rüyaya, zilli şiirler çıkacak düş merdivenime acının ayaklarıyla.

2

derler ya sen gideceksin, fırtınaya tutulan bir yalnızlık kadar. birisi bizi söylemeye devam edecek. anlıyorum el izinden. en erken bizim kale güvercinleri çıkıyor meydana. kondu serçeleri... belki biz de yarın çıkarız...

3

yürek tutmaz şarkım kaç hüznün bulvarında ağladı. barış ve baharı halkların nasıl da yakışıyor birbirine. ah o dövülen demirleri Mezopotamya’nın. her çeliğe su vermeyen Fırat. Sonra Dicle. dilim kabarmış yine birisi barışı söylüyor. yastığına yapışan kızlar uyanıyor bu delil oya. çiziklerinden deseni çıkıyor kardeşliğin. kol kolayız. diz dize. eski yüzyıllardan kalma çıra yanıyor. çayda şiir. ayda şiir. deri değiştiriyor dalları aşkın. kızıl ırmak yeşilimtırak ırmak bildiğin gibi yine akıver. denizler bizi bekliyor dalgasına.

4

sesleri çekiyor kuyudan ellerim. dibinde ay doğmuş ellerin var. zümrütten taş gibi yalnızlığın. gözlerin bir uzaklığa yakın. böyle işte. boynunda beyaz gülleri. az sonra sapsarı kuş cıvıltısı olacak telaşlı ve gidecekmişçesine.

5

deli bir klarnet çalgıcısı yüreğim. üflüyor yanı başımızdaki uzaklığa. istersen ışığı çekiver sicim sicim sabah serinliğinde. avluda avucunun eşiğinde.. çek rüzgarın aşk sokağını. kalmıştı kiremit çatılı ahşap varoşlarda rüyalar. utangaç ekmekler. gurbet soğanları. trenden atılan konserveler. ve balkonunda damlı evlerin. menekşelerin hüzün morluğu. sen gelirsen yine. müziğin sana bakan tınılarını. çakacağım duvara çivilerle. yüzün baktığım kuyuda kalmayacak. her üflediğimizi çekeceğiz gerisin geri. ışık toplayıcılar gibi. ekmeksiz avlulara bakan çocuklar kalmasın diye. kucakladığımız kavga çiçeklerini. ve seni. elim yine uçurumda. deniz tuzları dudağımda. bulut bulut omuzların. mendilimde taşın şiiri. oyalıyoruz kanaviçesine dayanışmayı. zil çalıyor. bilekler değirmen. çekiyor. hızlı ve gelecekmişcesine. o eski ısıttığımız alevden sokaklar. bir bilmecen var mı ey çocuk.. haydi sor sor.. bu etekleri devrim şarkısı çalan kız . kime gidiyor. sana bana herkese.. aşk denince akla. hemen onun mu adı düşüyor kalbine. çivi gibi çakılan felsefe notları. ve hayat pratiği. arılar ve karıncalar. yuvasına öfke taşları taşıyor.. ışığı yontu ustaları da. şerbetliyor acılardan anıtları.. bir de bakmışız.. dönüşüm sürüyor ülkeden ülkeye. toprak alınlı portreler. yine uykulu yeraltından çıkıyorlar. görüyoruum. geliyorsun ya. yeter. haydi. meydanda buluşalım.

6

en çok onlara yakışıyordu yaşam. şiir en çok onlara. kavgaysa en çok. onların yüreğindeydi. aşk gibi direnmek onlara yakışıyordu. toprağın şiirle dolsun emi. denizli arkadaşlıklara.

7

umut bu akşam yoruldu. kızıl mavi uçurtmaların. kuyruguna takmaktan aklını.. şubatın kadrajından bakıyorum. az kaldı ateşin toprağa değmesine. az kaldı yeşil sulara yalınayak girmesine alevin. kalbin kapakçıklarına birikmiş hüzün. ezberlenmiş sürgülü kapıların önünde. şiir bu akşam yoruldu yine. suratımda sümbül bozuğu renkler.. akşamüstü merdivenindeyim. noktasız sözcükleri beklemekteyim işte.. aşk gibi bitimsiz ve gepgeniş. eylülün estantenesinden fırlıyorum. zindandan yazılan mektuplar ve. on dakikalık havalandırmalar. elimin siperine yatmış da bekliyor ışık. tabloda yüzünü fırçayla eskitiyorum. hayal bu akşam yoruldu gecenin yedi katlı düşlerini. tanıdık yapmaktan yoruldu o kafamın içi. alıp bir taş parçasını. göğün derinliğinde serinletiriz. cesaret bu akşam yoruldu. hasret de öyle. kırk kapılı kaygının saatini çalıyor. burnum jilet kesiği. üzünçlerin kıyısına demirlemişim. şiir kitabının sayfalarını.. umudun şiiri bilir kızlarım var. biliroğullarım var kavgada. alnını karışlamaktan geliyorum o sapsarı yalnızlığın. dudağını barışlamaktan çıkıyoruz. çünkü az önce öpmüştüm sokakları. ölü hayal kuşları diriliyor. kentin ön yüzü arka yüzü silme yoldal karıncalarla doldu. yorulmayan yalnızca sözcüklerdi.

8

gölge, ışığın lirik hali. ve eriyen harfler. kuşluk vakti susturulan dilimce. geceyi silmece sessizlik. her hece tomurcuklanan utangaçlık. kayın ağaçlarının karlı hali. üşüyen tahta masa. masada kalan çizimler ve şiir. gitme, uzağın lirik hali. ve yiten ayakuçları. her ölü toprağından fırlayan çiçeği . yarpuzlar. aslan ağızları. krizantemleri bağımsızlığın. sürsem. sürsem bir filintanın oylumuna. barış fişeklerini. yüzünü kapatmış bir kadın bile açar. sunar ataklığını. biliyorum bu baharda. yazar defteristanına. kaçıncı gül kalkışması diyeceksin şu kımıltı. kiraz çiçeğim benim. dağların ve ırmakların gürültülü hali. her paragraf üreyen cesaret. ve kürenen kar. hadisenize. her akan harfi cebinize doldurun. ışık, gölgenin yırtık hali. ve ısınan atölyelere bak. uyanmada her küreciği. o büyük evrensel topacın. boşluğundaki ufacık doluluklar işte. öglen sıcağında yüreğin orağıyla biçilen alın teri. dişimizle kazdığımız delikleri kapattırmayacağız. ışığın ışık halini göreceğiz.  çıra yanmada her mumcuğuyla….

………………..

UYGUR ORHAN

 

Özgeçmiş
 
1963 Elazığ’da doğdu. Dicle Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türk Dili Ve Edebiyatı  
bölümünü bitirdi. Resim ve heykel sanatıyla uğraşmaktadır.
Birinci kişisel resim ve heykel sergisi 1991,
2.kişisel resim sergisi Elazığ Akbank Sanat Galerisi 19 Kasım 1993
3. Elazığ Valiliği İl Kültür Müdürlüğü Müzeler Haftası 1994 Kişisel resim sergisi.
4. 1. Kayseri Sanat Günleri Sergi Küratörlük(63 yapıt 45 sanatçı) Mayıs 2003
(ilk sokak sergisi)
5. Kayseri İl Kültür Müdürlüğü Karma Sergisi 2005 Mayıs
6. Kayseri İl Kültür Müdürlüğü (Modern Şiir Sergisi –çizimleriyle Uygur ORHAN)
Ödüller
1990 Eskişehir Uluslararası Lületaşı Beyaz Altın Festivali 2. Uluslar arası Lületaşı
Heykel Yarışması jüri Özel Ödülü 21-24 Eylül
Erciyes Üniversitesi G.S.F Heykel Bölümü Büst heykel yarışması ödülü
2. Tiyatro Festivali Kayseri Büyükşehir Belediyesi
-Seyirciyle İletişim Ödülü
3. Tiyatro Festivalinde Yönetmenlik Ödülü
Dicle Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi Mimar Sinan Büstü
Kayseri TED Koleji-Bilim Anıtı…
Kendi olanaklarımla yayınladığım bir şiir kitabı    
“Yüzyıllık İkişık”
 “Her Aşk Yüreğine Göre”Ürün Yayınevi Kasım2005”
Halen İstikbal Lisesi’ nde Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği yapmakta.
Düzyazı ve şiirleri “Şehir, Evrensel Kültür, Güney, Onaltıkırkbeş, Mozaik, Koridor”
dergilerinde yayınlanmaktadır. Halen Pir Sultan Abdal Derneği Çıra Sanatevi’ nde
sanatsal çalışmalarını sürdürmektedir.