Finalistlerden merhaba...

Merhaba Adnan Yücel’in, şiirin ve öykünün dostları;

  Bir akşamüzeri sohbetinde “insan neden yazar ki?” diye soran arkadaşıma “bilmem ki” demiştim, “daha önce hiç düşünmedim…” Gerçekten daha önce hiç düşünmemiştim neden yazdığımı, çünkü harfleri öğrendiğim o günden beri yazıyordum. Bir nedeni yoktu, yalnızca yazıyordum.

 

 

Sonra epey bir zaman kafa yordum. Cevabı bulmakta zorlanınca soruyu tersten sormaya karar verdim: Peki, yazmazsam ne olur? Düşündükçe soluğum tıkandı, yüreğim kabardı. Kendimi hasta hissetmeye başladım. Ve derhal yazı masamın başına geçip hissettiklerimi yazmaya koyuldum. Yazdıkça hafifledim, yazdıkça ferahladım, yazdıkça sağaltıldım…

 

Aklıma ateşli hastalıkların insanların vücudundan kan akıtılarak iyileştirilmeye çalışıldığı zamanlar geldi. Hastanın kollarındaki kesiklerden akıtılan kanla mikroplu, pis kanın bedenden uzaklaştırıldığına, böylece insanların iyileşeceğine inanılırmış. Hatta hastasının başında, elindeki tası akan kanın altına tutan doktorların resmedildiği yağlıboya bir tablo da görmüştüm. İyileşen olmuş mudur bilmem ama kim bilir kaç zavallı iyileşme umuduyla, yatağında kanaya kanaya hayatını kaybetmiştir.

 

Sanırım ben de kabaran yüreğimin hastalandırdığı bedenimi ve ruhumu sağaltabilmek için kalemi göğsümün orta yerine saplayıp akıtıyorum içimde ne var, ne yoksa. Bütün kalem dostları da aynıdır diye düşünüyorum.

 

Aslına bakarsanız ne çok benziyoruz bedenindeki pis kandan kurtulunca iyileşeceği sanrısıyla son saatlerini geçiren o zavallılarla. Ne dersiniz; iyileşme ümidiyle her kaleme sarıldığımızda, koyduğumuz her noktadan sonra içimizi saran huzur sağlığımıza yeniden kavuştuğumuzdan mıdır? Yoksa kansız kalan beynimizin yaşadığı son nefes öncesi mutluluk hali mi? Kestirmek güç…

 

Bildiğim bir şey var ki kendinden geçip ulusu ve ülkesinin iyiliği uğruna kanaya kanaya yaşamını yitirmiş onlarca kalemimiz olduğu. Hepsinin ruhları şad olsun.

 

İşte bu kalemlerden birinin, Adnan YÜCEL’ in adını taşıyan bu ödüle layık bulunmaktan onur duyuyorum. Tören günü yaşadığım şehre döneceğim uçağı yakalama telaşımdan mikrofon bana uzatıldığında ne bütün programı alt üst ederek ödül törenini erkene alan organizasyon komitesine yürekten teşekkür edebilmiş, ne duygularımı ifade edebilmiş, ne de elimde tuttuğum plaketin aldığım en anlamlı, en değerli doğum günü armağanı olduğunu söyleyebilmiştim. Kaç kişi kırk yaşına girdiği günü benimki kadar coşkuyla kutlayabilmiştir acaba?

 

Elbet o anların coşkusu da bir kesikten sızıp kağıda dökülecektir.

Emeği geçen herkese şükranlarımı sunarım.

 

Canan YÜKSEL


 

 

Adnan Yücel Edebiyat ve Sanat Festivali Hakkında:

 Ödül, genç yazarın yolunu bulmasına yardım eder. Ona, yazdıklarını ustalara sunma fırsatı tanır. Öykülerimin değerli edebiyatçılarca okunacak olması,  Adnan Yücel Öykü Yarışması’na katılmak için yeterli bir nedendi. Dereceye girmek ve Adnan Yücel’in ışığını omzumda hissetmek, yürüdüğüm yolda daha emin adımlar atmamı sağladı.

 

Aşkla yola çıkıp, özveriyle çalışan ve “Adnan Yücel Edebiyat ve Sanat Festivali” başlığının altını dolduran herkese çok teşekkür ederim. Ödül törenine katılamadığım için gerçekten üzgünüm. Seneye, festival emekçilerinden biri olmayı umuyorum.

 

Saygılarımla.

 

Hakkı İnanç