Festival ikinci günde

Adnan Yücel Edebiyat ve Sanat Festivali'nin ikinci gününde panel, tiyatro ve müzik etkinlikleri yapıldı

alt

 


Adnan Yücel Edebiyat ve Sanat Festivali ikinci gününde İstanbul Kadıköy Caddebostan Kültür Merkezi'nde bir çocuk festival gönüllüsünün okuduğu Adnan Yücel şiiriyle başladı. Daha sonra yine çocuklardan oluşan keman grubu sahne aldı.

 

Adnan Yücel'in "Mısri Kız" şiirinden bazı parçaları okuyan grup kemanlarıyla da güzel bir dinleti sundu.

alt

İzmir Hareket Tiyatrosu Caddebostan Kültür Merkezi'nde özelleştirme, Uludere Katliamı ve iktidar ilişkilerinin konu edildiği "Minyatür krallık" oyunlarını sergilediler.

 

Daha sonra geçilen "Günümüz edebiyatı" paneli IMC TV'de program yapımcılığı yapan Güler Yıldız'ın moderatörlüğünde yapıldı. Panele Salih Bolat, Feyza Hepçilingirler ve Adil Okay konuşmacı olarak katıldı.

alt

Güler Yıldız programı Yurt Yayınları'ndan Ünsal Öztürk'ün Adnan Yücel'le tanışmasını konu eden yazısını okuyarak başlattı.

 

"Piyasa ilişkilerinin insafına terkedilen sanatın en temel özelliği olan özgürlüğü ortadan kalkmıştır. Kapitalizm, sanatı ve sanatçıyı özne olmaktan çıkarıp sermayenin basit bir aracına dönüştürmüştür." Tespitlerinin yapıldığı panelde günümüz edebiyatının yanı sıra "Geleceğin sanatı nasıl olmalıdır?" "Tarihsel gelişimi içerisinde edebiyatın bugünkü görünümleri ve edebiyatın toplumsal hayattaki yeri nedir?" sorularına cevap arandı.

İlk sözü alan şair Salih Bolat söze Adnan Yücel'le dostluk ilişkilerini anlatarak başladı. Duygulu olduğu gözlenen Bolat ihtilalci şaire ithaf edilen festivali düzenleyenlere ayrıca teşekkür etti.

Günümüz şiir ve öykücülüğü konulu panelin ilk konuşmasında Salih Bolat şiiri dolaysız ifade biçimi olarak nitelendirdi. Diğer sanat dallarının aksine pekçok araca ihtiyaç duymayan şiirin aynı zamanda yoğun duygu ve samimiyet ifade ettiğini söyleyen Bolat onu muhalefet etmede iyi bir kanal olarak tanımladı.

Türkiye'de politik yaşamın sürekli radikal çıkışlara sebep olduğu saptamasıyla şiirin de bu atmosferden fazlasıyla beslenmek zorunda olduğunu kaydeden Bolat, muhalif şairlerin hiçbir dönem susmadığını Adnan Yücel'in 12 Eylül faşizmine teslim olmamasının bunun örneği olduğunu belirtti.

Edebiyat tasnifleme biçimlerine de değinen Bolat bir üstyapı öğesi olan dinin bir başka üstyapı öğesi olan kültürün tasnifinde yeterli araç olmadığını, hepsini oluşturan üretim ilişkilerinin incelenmesi gerektiğini vurgulayarak "İslamiyet öncesi Türk edebiyatı" tarzı tasnifleri doğru bulmadığını belirtti. Bu bağlamda bir dilin edebiyat değişiminin sınıflandırılmasında üretim ilişkilerinin köklü değişimlere uğradığı yerleşik yaşama geçiş dönemlerinin bir tasnif aracı olabileceğini belirtti.

 

İkinci konuşmacı Feyza Hepçilingirler konuşmasında debiyatın toplumun gerisinde olduğunu söyledi. "Birkaç kişinin temsil ettiği bir yazın dünyamız" olduğunu söyleyen Hepçilingirler bu "birkaç kişinin" popüler kültürün temsilcileri olarak sigorta reklamlarını da kitap kapaklarını da süslediklerini söyledi.

Feyza Hepçilingirler günümüz şiir ve öykücülüğünün sorunlarını incelediği konuşmasında jüri olduğu çeşitli yarışmalardan eline geçen örnekleri de anlattı.

Son konuşmacı Adil Okay üretim tarzlarının köklü değişimler yaşadığı neoliberalist dönemde edebiyatın da bu durumdan kaçınılmaz olarak etkilendiğini belirterek son çeyrek yüzyılda 2000 yıldır sanata düzenlenen saldırılardan daha kapsamlı ve daha büyük saldırıların sanata yapıldığını söyledi.

"12 Eylül faşizminin kitap yakarak destek verdiği sanat saldırısı şimdilerde popüler kültürün çeşitli araçlarıyla beslenmektedir" tespiti yapan Okay, binyıllar önceki ilkel sanat anlayışlarının yeniden keşifmiş gibi sunulduğunu söyledi.

İçedönük ve bunalım edebiyatının yaygınlaştığına değinen Okay bütün bunlara rağmen Adnan Yücel'lerin açtığı yoldan genç sanatçıların yetişeceğine dair inancıyla konuşmasını sonlandırdı.

Genç katılımcıların sorularıyla canlı ve dinamik bir havada geçen soru cevap bölümünden sonra panel sonlandırıldı.